Unutulmayanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Unutulmayanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Aşık Veysel'i Anıyoruz

22 Mart 2010 by M ü z i K ü l t ü R
Paylaş
Veysel Şatıroğlu veya bilinen adıyla Âşık Veysel (d. 25 Ekim 1894, Şarkışla, Sivas - ö. 21 Mart 1973), Türk halk ozanı.

Sivas ili Şarkışla ilçesinin Sivrialan köyünde çiftçi bir ailenin çocuğu olarak doğan Âşık Veysel, 7 yaşında geçirdiği çiçek hastalığı sonucunda sol gözünü, bir talihsizlik sonucuyla da sağ gözünü kaybetti. Babasının, Âşık Veysel'e oyalanması için aldığı sazla önce başka ozanların türkülerini çalmaya başladı.1933 yılında tanıştığı Ahmet Kutsi Tecer'in teşvikleriyle kendi sözlerini yazıp söylemeye başladı.

Âşık geleneğinin son büyük temsilcilerinden olan Âşık Veysel, bir dönem yurdu dolaşarak Köy Enstitüleri'nde saz hocalığı yaptı. 1970'li yıllarda Hümeyra, Fikret Kızılok, Esin Afşar gibi bazı müzisyenler Âşık Veysel'in deyişlerini düzenleyerek yaygınlaşmasını sağladı. Şarkışla'da her yıl adına şenlikler yapılır.

Umman Ninenin Mektupları (MEHMET YILMAZ)

13 Kasım 2009 by M ü z i K ü l t ü R
Paylaş
Hepimiz az çok biliriz Umman Ninenin Mektupları’nı. Özay Gönlüm ustanın sesinden mutlaka dinlemişliğimiz vardır. Bu anlamda bu mektupların duyulması ve tanınmasında O’nun büyük emeği ve başarısı çok önemlidir. O çok güçlü tiyatral yanıyla ve yareniyle ne güzel de aktarmıştır o mektupları bizlere. Sevgiyle ve saygıyla anıyorum.

Bütün bunları çoğumuz biliriz ama pek azımız biliriz bu mektupların Mehmet Yılmaz öğretmen tarafından yazıldığını ve Umman Ninenin Mektupları adıyla 1964 yılında kitap olarak yayımlandığını.

O’nunla 9-10 yaşlarımda tatil için gittiğimiz memleketim Acıpayam’da tanımıştım ve çok sevmiştim. Herkes tarafından saygı gören, gülümsemesi yüzünden eksik olmayan ve sohbetiyle herkesi neşelendiren bir güzel insandı. Daha sonra babamın anlattıklarından öğrendim O’nun, o çok sevdiğim mektupların yazarı olduğunu ve bu kitapta Hasan Oğlan adlı muallimin, amcam Hasan Ünlü olduğunu ve bu kitabın yayıma hazırlanmasında onun da çok emeği olduğunu.

Bu yazıyı yazmaktaki amacım hem halk edebiyatının en önemli ve çok değerli ürünlerinden biri olarak gördüğüm Umman Ninenin Mektupları hakkında bir hatırlatma yapmak hem de belki de yeni keşfedecek olanlara küçük de olsa bir kaynak sunmaktır. Unutmamak, unutturmamak dileğiyle…
Posted in Etiketler: , | 0 Comments »

Neriman Altındağ Tüfekçi

05 Şubat 2009 by M ü z i K ü l t ü R
Paylaş
2001 ya da 2002 yılıydı.Açık Radyo'da hazırlamış olduğumuz bir programa davet etmiştik değerli hocamızı.
Kendisini almak için tüm heyecanımla Teşvikiye'deki evine gitmiştim. Sabahın erken saatleriydi. Neriman Hanımefendi o yaşına ve rahatsızlığına rağmen.Tüm güzelliği,sevecenliği ve hanımefendiliğiyle karşımdaydı. Saçı ve makyajı yapılmış ve herşeye rağmen dimdik duruyordu. Bu aynı zamanda bir sanatçının hem kendisine hem de hayata duyduğu saygıyı ifade ediyordu. Saygıyla ellerinden öptüm.

O gün muhteşem bir program yaptık kendisiyle.Telefonlar hiç susmadı. Hatta programdan sonraki 1 ay boyunca da programın tekrarını isteyen bir çok telefon ve fax aldık. Ne yazık ki tekrarını yapmak kısmet olmadı. Onunla birlikte olmaktan duyduğum mutluluğu ve gururu anlatmam imkansız.

Ruhun şad olsun sevgili hocam. Ellerinden öpüyorum. Biliyorum ki sen türkülerini söylemeye hala devam ediyorsun.Yanımızdasın.Seni unutmayacağız.


Ulaş Kurtuluş Ünlü

Ruhi Su

21 Ekim 2008 by M ü z i K ü l t ü R
Paylaş
Ruhi Su Direnişin ve kavganın gür sesi!

20 Eylül 1985 tarihinde kaybettiğimiz Ruhi Su, kokuşmuş ve çürümüş bu düzenin “sanatçıları”na karşı halkın sanatçısı olarak hafızalarda yer etmiş büyük bir ozan, bir ezgili yürek...

1912 yılında Van’da Ermeni bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Kendi deyimiyle, “1. Dünya Savaşı’nın ortada bıraktığı” bir çocuktu, annesini ve babasını hiç tanıyamadı. 10 yaşına dek ona sahip çıkan yoksul bir ailenin yanında kaldı, daha sonra öksüzler yurdunda ve yatılı okullarda geçti eğitim yaşamı.

Yoksul bir çocukluğun ardından öksüzler yurdunda tanıştı müzikle, halkın ezgileriyle. Türkü söylemeyi seviyordu. Halkın acılarını, sevinçlerini, öfkesini, isyanını söylüyor, bu alanda yetenekli olduğu anlaşılıyordu. Önce Müzik Öğretmen Okulu’na girdi, daha sonra Devlet Konservatuarı’nda Şan bölümünde eğitim gördü. Bir süre müzik öğretmenliği yaptıktan sonra opera sanatçısı olarak çalışmaya başladı.
Posted in Etiketler: | 0 Comments »
M ü z i K ü l t ü R. Blogger tarafından desteklenmektedir.