Paylaş
Veysel Şatıroğlu veya bilinen adıyla Âşık Veysel (d. 25 Ekim 1894, Şarkışla, Sivas - ö. 21 Mart 1973), Türk halk ozanı.
Sivas ili Şarkışla ilçesinin Sivrialan köyünde çiftçi bir ailenin çocuğu olarak doğan Âşık Veysel, 7 yaşında geçirdiği çiçek hastalığı sonucunda sol gözünü, bir talihsizlik sonucuyla da sağ gözünü kaybetti. Babasının, Âşık Veysel'e oyalanması için aldığı sazla önce başka ozanların türkülerini çalmaya başladı.1933 yılında tanıştığı Ahmet Kutsi Tecer'in teşvikleriyle kendi sözlerini yazıp söylemeye başladı.
Âşık geleneğinin son büyük temsilcilerinden olan Âşık Veysel, bir dönem yurdu dolaşarak Köy Enstitüleri'nde saz hocalığı yaptı. 1970'li yıllarda Hümeyra, Fikret Kızılok, Esin Afşar gibi bazı müzisyenler Âşık Veysel'in deyişlerini düzenleyerek yaygınlaşmasını sağladı. Şarkışla'da her yıl adına şenlikler yapılır.
Müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aşık Veysel'i Anıyoruz
22 Mart 2010
by M ü z i K ü l t ü R
Posted in
Etiketler:
Aşık Veysel,
Folklor,
Halk Müziği,
Müzik,
Söyleşi,
Unutulmayanlar
|
0 Comments »
TRT SANATSAL VE POLİTİK SORUNLARI OLAN BİR KURUM - Televizyon belki de kalkmalı Türkiye'den
07 Şubat 2010
by M ü z i K ü l t ü R
Paylaş


Kulisler tanıktır ve bilir aslında heyecanların en güzelinin kendinde saklı olduğunu… Müzik adına konuşulan her söz, gözlere ayrı bir ışık veriyordu sanki. Söyleşi öncesinde bana, Onlar çok konuşmaz diyenleri adeta yalancı çıkartıyorlardı. Kayıt cihazım bile neredeyse konuşulanları yakalamaya yetişemez oldu. Başlangıçta kısacık bir zaman diliminde tadımlık bir söyleşiydi belki bizimkisi, bittiğinde asıl şimdi başladı duygusu yaratan.
Balata Aşkı
01 Şubat 2010
by M ü z i K ü l t ü R
Paylaş
Reklamın wikipedia tanımı şöyle: "insanları gönüllü olarak belli bir davranışta bulunmaya ikna etmek, belirli bir düşünceye yöneltmek, dikkatlerini bir ürüne hizmete, fikir ve kuruluşa çekmeye çalışmak, onunla ilgili bilgi vermek, ona ilişkin görüş ve tutumlarını değiştirmelerini veya belirli bir görüşü ya da tutumu benimsemelerini sağlamak amacıyla oluşturulan; iletişim araçlarından yer ya da süre satın almak yoluyla sergilenen veya başka biçimlerde çoğaltılıp dağıtılan ve bir ücret karşılığı oluşturulduğu belli olan (diğer bir deyimle parasal destek sağlayan kişi ya da kuruluşların kimliği açık olan) duyuru"dur.
İnsanları gönüllü olarak belli bir davranışta bulunmaya ikna etmek? Acaba bu balata reklamıyla kimler kimler gönüllü olarak ikna olmuştur merak ediyorum. Ya da kim plakçısından ısrarla istemiştir Erka Balataları plağını?
İnsanları gönüllü olarak belli bir davranışta bulunmaya ikna etmek? Acaba bu balata reklamıyla kimler kimler gönüllü olarak ikna olmuştur merak ediyorum. Ya da kim plakçısından ısrarla istemiştir Erka Balataları plağını?
JACQUES BREL / Hayat yoğun yaşanmalı, yoksa insanın varlığı biyolojik bir kazadan öteye geçemez...
28 Ocak 2010
by M ü z i K ü l t ü R
Paylaş
Fransız ozan Georges Brassens ona “Başkeşiş” adını takmıştı. Belçikalı besteci Jacques Brel aştan, kadınlardan, umutsuzluklardan bahseden tutkulu şarkılarıyla 1958 sonrasında tam 20 yıl tüm dünyada ilgiyle dinlendi. Tek sözcük Fransızca bilmeyenler bile şarkılarını ölesiye sevdi. Brel, 1972’de “Bundan sonrasında sadece kendimi tekrar ederim” deyip ıssız bir adaya yerleşmişti. Beş yıl sonra yeni bir albüm ve akciğer kanseri haberiyle döndü. 9 Ekim 1978’de, 49 yaşında hayata veda etti. Sadakatı en yüce duygu, insanlığın satılığa çıkarılmasını yeryüzündeki en büyük kirlilik olarak niteleyen Brel’in 42 yaşında söylediklerini okuyunca, dünyanın ne kadar önemli bir bilgeyi kaybettiğini göreceksiniz.
Hayat, ölüm, sağlık..
- Sağlığım çok iyi, daha doğrusu sağlık değil, canlılık, hayatiyet demek lazım buna. Çünkü aslına bakarsan, herkesin sağlığı iyi, eninde sonunda. Benim çok özel bir sinir sistemim var: Kendimi çok hızlı toparlamamı sağlıyor, ama aynı zamanda, fazla yüklenmekten, biraz depresif dönemler geçirmeme de neden oluyor. Ama çatı sağlam, eskisine göre çok daha az içki içiyorum, çok fazla sigara içiyorum ve çok fazla çalışıyorum...
Hayat, ölüm, sağlık..
- Sağlığım çok iyi, daha doğrusu sağlık değil, canlılık, hayatiyet demek lazım buna. Çünkü aslına bakarsan, herkesin sağlığı iyi, eninde sonunda. Benim çok özel bir sinir sistemim var: Kendimi çok hızlı toparlamamı sağlıyor, ama aynı zamanda, fazla yüklenmekten, biraz depresif dönemler geçirmeme de neden oluyor. Ama çatı sağlam, eskisine göre çok daha az içki içiyorum, çok fazla sigara içiyorum ve çok fazla çalışıyorum...
Müzik Teknolojisi
15 Aralık 2009
by M ü z i K ü l t ü R
Paylaş
Giriş
Sözlük anlamı "bilginin, sanayideki işlemlerde sistematik olarak uygulamaya alınması" demek olan teknoloji, geniş anlamda, araştırma, geliştirme, üretim, pazarlama, satış ve satış sonrası hizmeti kapsayan bir sanayi sürecinin, etkin ve verimli bir biçimde gerçekleştirilmesi için kullanılabilecek bilgi ve becerilerin tümüdür. Teknolojik yenilik de, "üretim süreçlerinde yenilik, yeni ürünler ve yeni kurumsal örgütlenme biçimleri" olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde her alanda olduğu gibi müzik alanında da çok hızlı bir şekilde teknoloji geliştirilmekte ve kullanım alanı da gittikçe yaygınlaşmaktadır. Teknoloji, son yüzyılda müzik perspektifini değiştirmede en etkili araç olmuştur. Dikkat çekici bir nokta ise müziğin diğer alanlara oranla teknolojik gelişmeler içerisinde en hızlı gelişim gösteren alanlar içinde yer almasıdır. Elektroniğin müzik konusundaki uygulamalarının çeşitliliği, müzik çalışmalarının çok geniş bir kitleye en iyi şekilde taşınmasının yanı sıra, müzik yeteneğinin ortaya çıkarılması ve geliştirilmesini de sağlamaktadır.
Teknoloji bireyi tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar özgür ve sınırsız kılmaktadır Matematik ve fiziğin bir uygulaması olan bilgisayar sistemlerinin ucuzlayarak evlerimize kadar girmesinin, içimizdeki bestecinin ortaya çıkarılmasına katkısı şüphesiz çok büyüktür. Bu alandaki yetkinliğiyle tanınan piyanist - besteci Mehmet Okonşar’a göre: "Bugün bağımsız bir müzisyen, eğer teknolojiyi kullanabiliyorsa, büyük yayıncılardan ve bunların getirdiği ekonomik ve sanatsal yaptırımlardan kendini sıyırabilecek, sanatını özgür bir biçimde ortaya çıkarabilecek ve dünyaya dağıtabilecektir. Bu devrimi aynen Gutenberg’in matbaa makinesine benzemektedir.”
Sözlük anlamı "bilginin, sanayideki işlemlerde sistematik olarak uygulamaya alınması" demek olan teknoloji, geniş anlamda, araştırma, geliştirme, üretim, pazarlama, satış ve satış sonrası hizmeti kapsayan bir sanayi sürecinin, etkin ve verimli bir biçimde gerçekleştirilmesi için kullanılabilecek bilgi ve becerilerin tümüdür. Teknolojik yenilik de, "üretim süreçlerinde yenilik, yeni ürünler ve yeni kurumsal örgütlenme biçimleri" olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde her alanda olduğu gibi müzik alanında da çok hızlı bir şekilde teknoloji geliştirilmekte ve kullanım alanı da gittikçe yaygınlaşmaktadır. Teknoloji, son yüzyılda müzik perspektifini değiştirmede en etkili araç olmuştur. Dikkat çekici bir nokta ise müziğin diğer alanlara oranla teknolojik gelişmeler içerisinde en hızlı gelişim gösteren alanlar içinde yer almasıdır. Elektroniğin müzik konusundaki uygulamalarının çeşitliliği, müzik çalışmalarının çok geniş bir kitleye en iyi şekilde taşınmasının yanı sıra, müzik yeteneğinin ortaya çıkarılması ve geliştirilmesini de sağlamaktadır.
Teknoloji bireyi tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar özgür ve sınırsız kılmaktadır Matematik ve fiziğin bir uygulaması olan bilgisayar sistemlerinin ucuzlayarak evlerimize kadar girmesinin, içimizdeki bestecinin ortaya çıkarılmasına katkısı şüphesiz çok büyüktür. Bu alandaki yetkinliğiyle tanınan piyanist - besteci Mehmet Okonşar’a göre: "Bugün bağımsız bir müzisyen, eğer teknolojiyi kullanabiliyorsa, büyük yayıncılardan ve bunların getirdiği ekonomik ve sanatsal yaptırımlardan kendini sıyırabilecek, sanatını özgür bir biçimde ortaya çıkarabilecek ve dünyaya dağıtabilecektir. Bu devrimi aynen Gutenberg’in matbaa makinesine benzemektedir.”
Müzik Üzerine Aforizmalar
04 Ekim 2009
by M ü z i K ü l t ü R
Paylaş
Müzik söylenemeyenleri ifade eder ve sessiz kalması imkânsızdır. "Victor Hugo"
Sessizlikten sonra ifade edilemeyenleri en iyi ifade eden şey müziktir. "Aldous Huxley"
Müzik bir erkeğin yüreğinde ateş yakabilmeli ve bir kadının gözünden yaş akıtabilmeli. "Beethoven"
Tüm güzel müzikler çoktan peruklu insanlar tarafında yazılmış. "Frank Zappa"
Duyulan melodiler tatlıdır, duyulmayanlar ise daha tatlı. "John Keats"
Orada olanı çalma, orda olmayanı çal. "Miles Davis "
Sessizlikten sonra ifade edilemeyenleri en iyi ifade eden şey müziktir. "Aldous Huxley"
Müzik bir erkeğin yüreğinde ateş yakabilmeli ve bir kadının gözünden yaş akıtabilmeli. "Beethoven"
Tüm güzel müzikler çoktan peruklu insanlar tarafında yazılmış. "Frank Zappa"
Duyulan melodiler tatlıdır, duyulmayanlar ise daha tatlı. "John Keats"
Orada olanı çalma, orda olmayanı çal. "Miles Davis "
Türküler Üstüne
28 Eylül 2009
by M ü z i K ü l t ü R
Paylaş
Nazım Usta'nın bu dizelerini ilk defa liseye başladığım yıl okumuştum. Beni derinden etkilemişti. Benim seçtiğim yoldu türküler ya da türküler yoldu ben o yola düşmüştüm.Yıllar geçti sebebim oldu, nefesim oldu, aklım, fikrim, zikrim oldu, ekmeğim aşım, yazım, kışım oldu türküler. Hiçbir zaman unutmadım bu dizeleri ve yaşadım birer birer. İşte bu yüzdendir şu dizelerin dökülüşü yüreğimden.
Bir türküdür yaşamak
Yaşamaktır bir türkü
Yarısını sen söyle,yarısını ben
Sen yaşamak ol,ben türkü.
Ulaş Kurtuluş (Haziran 2008-Cihangir)
Bir türküdür yaşamak
Yaşamaktır bir türkü
Yarısını sen söyle,yarısını ben
Sen yaşamak ol,ben türkü.
Ulaş Kurtuluş (Haziran 2008-Cihangir)
Neriman Altındağ Tüfekçi
05 Şubat 2009
by M ü z i K ü l t ü R
Paylaş
2001 ya da 2002 yılıydı.Açık Radyo'da hazırlamış olduğumuz bir programa davet etmiştik değerli hocamızı.
Kendisini almak için tüm heyecanımla Teşvikiye'deki evine gitmiştim. Sabahın erken saatleriydi. Neriman Hanımefendi o yaşına ve rahatsızlığına rağmen.Tüm güzelliği,sevecenliği ve hanımefendiliğiyle karşımdaydı. Saçı ve makyajı yapılmış ve herşeye rağmen dimdik duruyordu. Bu aynı zamanda bir sanatçının hem kendisine hem de hayata duyduğu saygıyı ifade ediyordu. Saygıyla ellerinden öptüm.
O gün muhteşem bir program yaptık kendisiyle.Telefonlar hiç susmadı. Hatta programdan sonraki 1 ay boyunca da programın tekrarını isteyen bir çok telefon ve fax aldık. Ne yazık ki tekrarını yapmak kısmet olmadı. Onunla birlikte olmaktan duyduğum mutluluğu ve gururu anlatmam imkansız.
Ruhun şad olsun sevgili hocam. Ellerinden öpüyorum. Biliyorum ki sen türkülerini söylemeye hala devam ediyorsun.Yanımızdasın.Seni unutmayacağız.
Ulaş Kurtuluş Ünlü
Kendisini almak için tüm heyecanımla Teşvikiye'deki evine gitmiştim. Sabahın erken saatleriydi. Neriman Hanımefendi o yaşına ve rahatsızlığına rağmen.Tüm güzelliği,sevecenliği ve hanımefendiliğiyle karşımdaydı. Saçı ve makyajı yapılmış ve herşeye rağmen dimdik duruyordu. Bu aynı zamanda bir sanatçının hem kendisine hem de hayata duyduğu saygıyı ifade ediyordu. Saygıyla ellerinden öptüm.
O gün muhteşem bir program yaptık kendisiyle.Telefonlar hiç susmadı. Hatta programdan sonraki 1 ay boyunca da programın tekrarını isteyen bir çok telefon ve fax aldık. Ne yazık ki tekrarını yapmak kısmet olmadı. Onunla birlikte olmaktan duyduğum mutluluğu ve gururu anlatmam imkansız.
Ruhun şad olsun sevgili hocam. Ellerinden öpüyorum. Biliyorum ki sen türkülerini söylemeye hala devam ediyorsun.Yanımızdasın.Seni unutmayacağız.
Ulaş Kurtuluş Ünlü
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
M ü z i K ü l t ü R. Blogger tarafından desteklenmektedir.














